Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
 

Kadınların statüsünü yükseltmek amacıyla, Birleşmiş Milletler (BM) Ekonomik ve Sosyal Konsey çatısı altında 1946 yılında Kadının Statüsü Komisyonu oluşturulmuştur. Bu çerçevede, BM tarafından ilki 1975 yılında Mexico City'de sonuncusu 1995'de Pekin'de yapılan Dünya Kadın Konferansları düzenlenmiştir. 1979 yılında ise BM Genel Kurulu tarafından "Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi (CEDAW) kabul edilmiştir. Türkiye, kadın konferanslarına katılarak uluslararası yasa niteliğinde olan CEDAW'ı 1985 yılında imzalamıştır.

21. yüzyılda artık toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları kamusal alanda devlet tarafından uygulanmaktadır. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve adaleti demokrasinin temel bir ilkesi ve aynı zamanda kalkınmanın ve refahın en önemli ögelerinden biridir. Bu anlayış ulusların insan hakları belgelerinde, uluslararası sözleşmelerde ve yasalarda yer almaktadır. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve adaleti konusunda hukuki zemin güçlendirilmesine rağmen bu hakların hayata geçirilmesinde ve uygulamada ciddi zorluklar, haksızlıklar yaşanmaktadır.

Yükseköğretim Kurulunda bu hassasiyetler dikkate alınarak 29/05/2015 tarihinde Akademide Kadın Çalışmaları ve Sorunları Birimi kuruldu ve bu alanda çalışmalar yapacak bir komisyon oluşturuldu. Bu komisyon ile üniversitelerimizde kadına şiddet, kadınların iş yerlerinde maruz kaldığı psikolojik tacizler, gündelik yaşam pratiklerinde cinsiyetçi değer ve yargılar gibi sorunlar, derslerle, seminerlerle, bilgilendirme ve farkındalık yaratma politikaları ile anlatılacaktır. Yaygın olarak sürdürülecek bu çalışmalarla yön gösterici olmak ve konu ile ilgili temel değerler oluşturabilmek hedeflenmektedir.

Bu çalışmaların nihai hedefi; kadınların sosyal ve ekonomik konumlarını güçlendirmek, ülke ekonomisine katkılarını artırmak, karar mekanizmalarında, liderlik konumlarında varlıklarını desteklemek ve üniversitelerimizde bu tip çalışmaların daha fazla önünün açılmasına gayret etmektir.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına eğitim, araştırma ve topluma hizmet olmak üzere üç temel işlevi bulunan üniversitelerin de etki ve yetki sahibi birimler olarak görev ve sorumlulukları bulunmaktadır. Bu kapsamda Bayburt Üniversitesi 2016 yılında daha eşitlikçi, özgürlükçü ve güvenli bir üniversite ve eğitim ortamı oluşturmak ve toplumda örnek oluşturmak için BUKAM-Bayburt Üniversitesi Kadın ve Aile Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin kuruluşunu gerçekleştirmiş ve üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek üzere faaliyetlerini başlamıştır.

Bayburt Üniversitesi için YÖK’ün 7 Mayıs 2015’te düzenlediği TOPLUMSAL CİNSİYETE DUYARLI ÜNİVERSİTE ÇALIŞTAYI önemlidir.

Üniversitelerin Kadın Araştırma Merkezleri’nin ve merkezi olmayan üniversitelerde bu konuda çalışan öğretim üyelerinin davet edildiği çalıştayda 4 ana başlıkta çalışma grupları oluşturulmuştu. İlgili çalıştay raporlarına YÖK sayfasından ulaşılabilir, zira YÖK bu raporları öyle önemsemiştir ki öncelikle Yönetim Kurulu Kararı (29 Mayıs 2015) olarak ilan etmiş, daha sonra birebir çalıştay sonuç raporlarından yola çıkarak hazırlanmış bir TUTUM BELGESİ oluşturmuş ve tüm üniversitelere göndermiştir.

Bu iki belge ile üniversitelerin yükümlü tutuldukları konu başlıkları ortaya konulmuştur.

1. Toplumsal cinsiyet eşitliği dersinin zorunlu ders olarak müfredata dahil edilmesi

2. Toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı kampüs atmosferi

3. Cinsel taciz ve saldırıya karşı mücadele ve destek birimlerinin oluşturulması

4. Kadın çalışmaları akademik disiplininin yaygınlaştırılması

Bayburt Üniversitesi belirlenen dört ana tema kapsamındaki çalışmalarını BUKAM aracılığıyla sorumluluk bilinci içinde gerçekleştirmeye çalışmaktadır.

 

 

Tekil Ziyaret : 587
Toplam Ziyaret : 1830